Tiyatro ve sinema sanatçısı Abdullah Şekeroğlu, iki gün önce hayatını kaybetti. Elazığlı Şekeroğlu için 1 Nisan Çarşamba günü Nurettin Ardıçoğlu Devlet Tiyatro Salonunda tören düzenlendi, İzzetpaşa Camii’nde kılınan namazın ardından Ulukent mezarlığına defnedildi. Bu gidişi ailesi ve sevenleri muhakkak bir “1 Nisan şakası” olmasını temenni ederdi. Son kez, en sevdiği tiyatro sahnesinden sonsuzluğa uğurlanırken bile gülmek isterdiniz. Öyle biriydi Şekeroğlu; sürekli güldüren, şaka gibi…

80’li yıllarda radyo programları yaparken “Hafize Ana” karakterini yarattı. Elazığ ağzıyla birçok hikayesini anlatıp Hafize Ana’yı onlarca yıl yaşattı. Elazığ ağzının yanı sıra Dersim ağzıyla da birçok tipleme sığdırdı kısa hayatına.

1960 yılında Elazığ’da doğdu. 200’ün üzerinde oyunda sahne aldı, dizilerde oynadı. İstanbul’a gitti. En son beyin tümörü teşhisiyle ameliyat edildi. Ameliyattan sonra beyin kanaması geçirdi. İstanbul’da tedavi görüyorken sonra Elazığ Şehir Hastanesine nakledildi. Çok sevdiği memleketinde, 30 Mart günü yaşamını yitirdi.

Yerel şiveden evrensel mizaha: Gıllo Ali

Abdullah Şekeroğlu, oynadığı oyunlar ve filmler haricinde yerel ağızla yaptığı çok başarılı çevirilerle tanınırdı. Gladiator filminin Elazığ versiyonunu duymayan yoktur. Orada karakterin ismi “Gıllo Ali” diye değişir. Zenteriçli Xıdo, emekli başçavuş Gıllo Ali’yi götürür, arenalarda kavga ettirir. “Elli elli yüz, biz Elazığlıyız. Keçi gıldiğinden saçma, kaçma ulan kaçma. Kan kokuyorsun; sizi tuzlayayım ki kokmayasınız. Sen sivilde ne iş görüyordun yeğen? Çikolata imalatçısıydım emmi” gibi birçok cümleyi Elazığ şivesiyle dillendirdi Şekeroğlu. Öyle ki filmin Türkiye distribütörü durumu şirkete bildirir ve taraflar davalık olurlar. Sonunda iyi niyet ve tarihi dokuya zarar vermediği gerekçesiyle yapım şirketini bile güldürmeyi başarır Şekeroğlu.

Elazığ’da malzeme de çok tabii… Şekeroğlu’nun cenaze namazının kılındığı İzzetpaşa Camii önünde bir kalabalık birikmiş, minareye çıkan genci seyrediyor. O sırada bir kadının telefonu çalıyor. Arayan babasıdır ve muhtemelen “Nerede kaldın kızım?” diye sormuştur. Kızı ise şöyle cevap verir: “Baba, İzzetpaşa’nın minaresine biri çıkmış, dur atlasın ondan sonra geleyim.” Buna benzer birçok diyaloğun yaşandığı Elazığ’da, kentin en güzel anlatısına sahip kişisi Abdullah Şekeroğlu’ydu.

Dersimli Düzgün’ü canlandırırken söylediği “Olan nenen nerede?” sorusu halen herkesin dilindedir. 2000’li yıllarda Dersimli Düzgün tiplemesinden faydalanıp skeçler yazılmışlığı vardır. EMEP’li gençler bu skeçleri etkinliklerde oynayıp büyük beğeni toplamışlardır; feyz kaynakları Şekeroğlu’dur. Evrensel gazetesinde “Tırtıl” köşesiyle bilinen ve karaciğer nakli sırasında kaybettiğimiz Prof. Dr. Erdal Şekeroğlu ile de akrabadır Abdullah Şekeroğlu.

Son sahne, son perde

Ardıçoğlu’ndaki son sahnesinde, perde tamamen kapanmadan önce Şekeroğlu’nun eşi duyarsızlıktan bahsederek, “Bazı belediyeler destek vermedi, çok zorluklar çekti” demişti. Eşine tepki gösterenler olmuş, “Ya burası yeri mi şimdi?” diye sormuşlardı. Şekeroğlu’nun ahbaplarından biri ise “Evet, burası tam da yeridir. Hangi sanatçıya yeteri kadar değer verdik ki?” diye sitem etmişti. Son şiirinde ise Şekeroğlu şöyle demişti zaten: “Sonunda beyaz kefene ben de sarıldım. Yaşarken boşa, öldüğümde omuzlara alındım.”

Son sözleri şöyleydi Şekeroğlu’nun:

Artık ne acı var ne sancı.

Hissetmiyorum.

Buz kesmiş vücudum üşümüyorum.

Omuzlar üstünde giderken son yolculuğa, ilk defa

taksidi kirayı düşünmüyorum.

Birazdan hoca lafını keserse balla,

bir taşın üstündeyim taşın adı musalla.

Birazdan soracak biliyorum. Öldüm ya,

ardımdan ne sallarsan salla.

Sonunda beyaz kefene ben de sarıldım.

Yaşarken boşa, öldüğümde omuzlara alındım.

Düşmanım zaten düşmandı ama dostlarıma alındım.

Ha unutmadan beni müsait yerde indirin,

nüfusa haber verin kaydımı sildirin.

Size de zahmet oldu, taziyeye gerek yok

eşe dosta öldüğümü bildirin.

Komşu Haber: https://neoberidhaber.kahveciyazilim.com/index.php/2026/04/02/gulusumuz-yarim-kaldi-abdullah-sekerogluna-veda/

Görsel: https://neoberidhaber.kahveciyazilim.com/wp-content/uploads/2026/04/341336.webp

2.04.2026 23.16