Bir yandan “Gassal” dizisindeki rolüyle dikkatleri çekiyor, bir yandan aile yaşantısıyla merak edilen isimler arasında yer alıyor. Hande Soral’la Anneler Günü vesilesiyle bir araya geldik, hem oyunculuğunu hem de evdeki Hande’yi ve oğlu Ali’yle ilişkisini konuştuk.
◊ “Gassal” dizisine ikinci sezonda dahil oldun. Süreç nasıl gelişti?
– Senaryo bana geldiğinde dizi daha yayınlanmamıştı. Hiçbir fikrim olmadan okudum. Aynı zamanda çekilmiş birinci sezon bölümlerini de göndermişlerdi. Alışık olduğumuzun çok dışındaydı. Yazılmış haline çok heyecanlandım ama nasıl çekildi acaba diye merak edip hemen bir-iki bölüm izlemek istedim. İlk sezonu izledim, sonra çok heyecanlanıp aynı gün içinde ikinci sezonun senaryosunu okudum. Çok farklı bir hikâye. Okuduğum gibi “Dahil olmak istiyorum” dedim.
◊ Bir gassalı canlandırıyorsun. Bu rol için özel bir hazırlık yaptın mı?
– Yaptım. İçeride neler olduğunu bilmediğimiz, kapalı kapılar arkasında yapılan bir meslek bu. Yakının öldüğü zaman, sen de bir tas su dökmek için gasilhaneye girebiliyorsun ama insan bunu bile tercih eder mi, muamma. Çünkü insan o acıyla yüzleşmek istemiyor. Daha önce hiç tecrübem olmamıştı. Gasilhane gördüm ama bir yıkamaya şahit olmamıştım. Bunun için bir gassal ile çalıştım. Bir kadın gassal, bana cansız manken üstünde, neler yapılması gerektiğini uzun uzun anlattı.
◊ Ne hissettin o anlarda?
– Hiçbir şey. Çünkü gerçek değildi. Sonra sahne çekerken de bir şey hissetmedim. Teknik olarak yaptığımızın bir iş olduğunu bildiğim için beni etkilemedi. Ama bir çocuk cenazesi yıkama sahnemiz vardı, o çok etkileyiciydi.
◊ Canlandırdığın karakterin en çok hangi yönü ilgini çekti?
– Mesleği elbette. Onu oynamak beni heyecanlandırdı. Karanlık saydığımız, kapalı kapıların ardındaki dünyanın dizide o kadar renklendirilmiş olması da öyle. Pembe bir önlüğüm var, sarı bir çizmem var, parlak gold bir gasilhanedeyim. Ayrıca çok sert bir kadın.

PİYASADA HAYATTA KALMA ŞEKLİM BU
◊ Peki senin de yıkılmaz duvarların var mı hayatta?
– Yıkılmayacak duvarlarım çok yok. Dışarıdan çok duvarlı ve snop görünüyor olabilirim. Ama birçok kişi tanıdığı zaman “Çok soğuk ve mesafelisin zannediyorduk, hiç öyle değilmişsin” der. Sanırım bunu kendimi korumak için yapıyorum. 18-19 yaşında bir kız çocuğu olarak bu işe başladığımda kendime koyduğum birtakım sınırlar vardı. Dışarıya göstermek istediğim duvarlarım vardı. Hâlâ da olduğunu fark ediyorum. Buna duvar değil de kendimi koruma mekanizması diyebiliriz. İlk girdiğim ortamlarda önce mesafeliyimdir. Ama hiçbiri yıkılmayacak duvar değildir yani. Bu piyasanın içinde hayatta kalma şeklim diyebilirim.
BAŞARIMI KABUL ETSEYDİM DAHA CESUR OLABİLİRDİM
◊ Kariyer yolculuğuna baktığında, şu an olduğun noktadan memnun musun?
– Bu da bir tercih. Ama şu anki Hande olarak bundan 20 sene önceye dönüp piyasaya girsem, yolculuğum bambaşka olurdu. O zamanlar daha ürkektim. Korkularım cesaretimin önüne geçiyordu. Korkak davranıyordum. Daha mütevazıydım diyebilirim. Mütevazılığı açayım; yaptığım şeyler takdir görse de benim için yeterli gelmiyordu. Seyirci tarafından bir takdiri olsa da bunun bir başarı olduğunu kabul etmiyordum. Şimdi anlıyorum ki, insanlar seni seviyorsa, dışarıda tebrik ediyorsa zaten onların gözünde başarmışsın demektir. Bu hiçbir zaman bana yetmiyordu. Başarı olduğunu kabul etmem gerekiyormuş. Eğer kabul ediyor olsaydım, biraz daha cesur olabilirdim.
◊ Çok özeleştiri yaptığın için mi böyleydin, yoksa çok mu mükemmeliyetçisin?
– Mükemmeliyetçiyim biraz, evet. Eleştiriyorum kendimi. Her şey daha kusursuz olsun istiyorum.
◊ Eşin İsmail Demirci de oyuncu. Eleştirir misiniz birbirinizi ya da yaptığınız işleri?
– O bir “Gassal” fanı. En başından beri takip ediyordu. Birbirimizi tabii ki eleştiriyoruz. Yani 7-24 oyunculukla ilgili konuşmuyoruz ama proje seçim aşamalarında birbirimize fikir veriyoruz.

İSMAİL’LE BEN BAŞKA DİSİPLİNLERDE OYUNCULARIZ
◊ Bu fikir alışverişleri seçimlerinizi olumlu mu etkiliyor?
– İkimiz başka türlü disiplinlerde oyuncularız. İsmail role çok heyecanlanabiliyor. Bazen ben de yapıyorumdur belki ama ben biraz daha bütüne bakan taraftayım. Mesela “Çok keyifli bir rol, oynaması eminim seni çok heyecanlandırıyor ama işin geneline baktığımızda bunun bir karşılığı yok” diyerek ben onu o dengeye çekebiliyorum. O da beni oynamayı planladığım işlerde işin başka bir tarafına çekebiliyor. Dengeliyoruz yani aslında birbirimizi.
◊ Oğlunuz Ali’nin oyunculuğa merakı var mı? Sizi izliyor mu ekranda?
– Hiç izlemedi. Sadece billboard’ları görüyor. Sete gelip gidiyor. Zaten doğduğundan beri sette ama onları hatırlamıyor. Şimdi de gelip gidiyor. Merak ediyor. Ne yaptığımızı anlatmaya çalışıyoruz. İlk zamanlar “Dışarıda niye sizinle fotoğraf çektiriyorlar?” diye şaşkınlık yaşıyordu.
◊ Oyuncu olmasını ister misin?
– Gerçekten mutlu olacaksa isterim. Oyunculuk zaten mutlu olmadan yapılması kolay bir iş değil.

ANNELER GÜNÜ’NDE İSMAİL VE ALİ ÇİÇEK ALIR
◊ Anneler Günü’nü kutluyorum. Bu özel gün, sizin evde nasıl geçer?
– Kardeşlerimle o gün anneme hiçbir şey yaptırmayız. Ya dışarıya yemeğe götürürüz ya da biz kahvaltı hazırlayıp çiçeklerle annemizi kutlarız. Ben hamileyken de ilk Anneler Günü’mde yatakta uyurken İsmail yanıma çiçekle gelmişti. Şimdi de Ali’yle çiçek alıp geliyorlar. Güzel geçiyor.
◊ Anne olduktan sonra kendinde ne gibi değişimler gözlemledin?
– Daha temkinli olmaya başladım. Ekstrem sporları severdim mesela. Hiç korkum yoktu. Her şeyi denemeye çok meraklıydım. Ama artık daha güçlü olmalıyım, daha sağlıklı olmalıyım, tehlikeli bir şeyi yapmasam mı acaba diye düşünür oldum. İnsan artık iki kişilik düşünüyor.
◊ Kendi annenden öğrenip de anne olarak uyguladığın neler var?
– Her şey. Hatta ben çocukken annemin yapmasına “Of ya” dediğim şeyleri bile şimdi çocuğuma yapıyorum. Bildiğin şey annenin öğretisi. Ben çok şanslıyım ki mükemmel bir anneye sahibim.
◊ Kimi ünlü isimler çocuğunun yüzünü göstermekten kaçınıyor ama siz öyle değilsiniz…
– Küçükken biz de biraz sakındık. Bu tercih meselesi. Kendi hayatımızda da eğleniyoruz ve bunu paylaşmaktan geri durmuyoruz. Çocuğumuzu da paylaşmayı seviyoruz. Çünkü onu utandıracak bir şeyi paylaşmamaya çalışıyoruz elbette. Yani birlikte eğlendiğimiz anları paylaşıyoruz.

HİÇBİR YORUMU OKUMUYORUM
◊ Sosyal medyada pozitif yorumlar olduğu kadar negatif yorumlar da geliyor. En hak etmediğini düşündüğün, “Bu da söylenmemeliydi” dediğin bir yorum var mı seninle ilgili?
– Ben sosyal medyada yazılan yorumları okumuyorum. O klavye delikanlılığına hiç inanmadığım için oradan gelen yorumları sahici bulmuyorum. Oturup da onları okumayı vakit kaybı olarak görüyorum.
SEYİRCİYİ ŞAŞIRTABİLECEĞİM BİR ROL İSTİYORUM
◊ Bundan sonrası için nasıl bir proje, nasıl bir rol seni heyecanlandırır?
– “Gassal” gibi yine çok değişik bir şey olmasını çok isterim. Yani “Ah be, bu da bana kısmet oldu!” diyebileceğim bir rol olsun. Saçımı başımı değiştirebileceğim, seyirciyi çok şaşırtabileceğim, kendimle de çok uğraşabileceğim bir rol oynamayı çok isterim.
◊ Saçını sıfıra vurur musun mesela rol için?
– O işin değeceğine inanıyorsam hemen yaparım. İşte bunu istiyorum. Kendimle uğraşabileyim. Merak edeyim, çalışayım, beni de heyecanlandırsın, öğrenebileyim.

EVİN KÖTÜ POLİSİ BENİM
◊ Nasıl bir anne ve babasınız sence?
– Bizim evin kötü polisi benim. Ben daha disiplinliyim, İsmail biraz daha esnek. Ki Ali doğduğunda “Baba olarak kötü polis sen olmalısın” diye konuşmuştuk, zaman içinde tam tersi oldu. Ama mesela Ali 1 yaşına gelene kadar İsmail çok evhamlıydı. Ve sonra öyle bir değişim yaşadık ki o evham bana geçti.
◊ Anne-baba olduktan sonra sizin ilişkiniz ne yöne evrildi?
– Tabii ki merkezine Ali gelmiş oldu. “Çocuk olmadan önce ne konuşuyorduk biz?” demeye başladık. Hayatla ilgili tüm planları çocuğuna göre kuruyorsun. Ve bundan da keyif alıyoruz.
◊ İsmail Bey’in bir açıklaması vardı; “Ben iyi bir âşık değilim, çiçek almayı unutuyorum” diye. Peki sizinkisi nasıl bir aşk?
– Biz de ona çok güldük kendi aramızda. Bizimki çok ayakları yere basan bir aşk bence. Hiçbir zaman büyük cümleler kurmayı sevmem ama arkamda sırtımı dayadığım kişinin İsmail olduğunu biliyorum ve buna yüzde yüz güveniyorum.

Komşu Haber: https://pixelmanset7.com/2026/05/10/hande-soraldan-annelik-itirafi/
10.05.2026 22.24